Kanada, ABD ile ticaret görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından karşılıklı tarifeler uygulamaya başladı.
Canada gündeminde Ticaret Görüşmelerinin Çöküşü
2026 yılı itibarıyla Kanada ve ABD arasındaki ticaret görüşmeleri, iki ülke arasında tam ölçekli bir ticaret savaşının eşiğine getirdi. Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD’nin son dakika taleplerini ‘makul olmayan’ olarak nitelendirerek, görüşmelerin çökmesine sebep olduğunu ifade etti. Carney, Kanada’nın ABD pazarına olan bağımlılığını azaltarak, diğer orta güçlerle daha güçlü ticaret bağları kurma hedefinde olduğunu belirtti. Bu gelişmeler, Canada gündeminde önemli bir yer tutuyor.
ABD’nin Tarife Uygulamaları
Görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, ABD, Kanada’nın çeşitli ihracat ürünlerine yönelik tarifeleri uygulamaya başladı. Bu tarifeler, hokey sopaları ve dil depoları gibi ürünleri kapsıyor. Kanada, bu duruma karşılık olarak yaklaşık 20 milyar dolarlık ABD ürünlerine karşılık gelen karşı tarifeler açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump ise Kanada’yı ‘zor’ ve ‘anlaşılmaz’ olarak tanımlayarak, ticaret görüşmelerinin çöküşü sonrası, Ontario Gölü’nün adını Lake America olarak değiştirme düşüncesini dile getirdi. Trump, Kanada’nın bu durumdan dolayı ‘sorunlu’ bir ülke olduğunu ifade etti.
Kamuoyuna Yansıyan Tepkiler
Kanada’nın karşı tarifeleri uygulaması, ABD’de bazı ürünlerin fiyatlarının artmasına yol açtı. ABD, dünya genelinde tuvalet kağıdı tüketiminin %20’sini karşılamasına rağmen, bu ürünlerin üretimi için Kanada’nın hammaddelerine bağımlı durumda.
Kanada’nın bu duruma tepkisi, Başbakan Carney’in ‘Kanada saldırıya uğradı’ ifadesiyle özetlenebilir. Bu durum, Kanada’nın uluslararası ticarette daha bağımsız bir konumda olma çabalarını da gündeme getiriyor.
Siyasi İlişkilerde Gerilim
Ontario Başbakanı Doug Ford, Trump’ın açıklamalarına karşılık vererek, Kanada’nın bağımsızlığına vurgu yaptı. Cumhuriyetçi siyasetçi JD Vance ise Kanada’nın ABD’nin koruma şemsiyesi olmadan var olamayacağını iddia etti. Vance, ‘Kanada bir eyalet gibi’ ifadesiyle dikkat çekti.
Bu gelişmeler, Kanada’nın ABD ile olan ticari ilişkilerini sorgulamasına ve yeni ticaret ortaklıkları arayışına girmesine neden olabilir. Ancak, bu süreçte Kanada’nın karşılaştığı ekonomik zorluklar ve ABD’nin ticaret politikaları, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğini belirsiz kılıyor.



