Husi milisleri, Yemen’de Suudi Arabistan destekli hükümete yönelik saldırılarını artırarak durumu daha da kötüleştiriyor.
Trump gündem: Husi Saldırıları ve Yemen’in Durumu
Ağustos 2023 itibarıyla Yemen, Husi milislerinin Suudi Arabistan destekli hükümete karşı gerçekleştirdiği saldırılarla yeniden tam ölçekli bir çatışmaya sürüklenme riskiyle karşı karşıya. Son olarak, Husi milisleri Kızıldeniz’de bir petrol tankerine saldırarak bölgedeki güvenliği tehdit etti. Bu saldırılar, Bab el-Mandeb Boğazı’ndaki diğer gemilere yönelik saldırılarla birlikte gerçekleşti ve Suudi Arabistan’ın petrol altyapısına yönelik daha önceki saldırıları da kapsıyor. Bu gelişmeler, Trump gündeminin uluslararası güvenlik üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Husi milislerinin bu saldırılarının arkasındaki stratejik nedenlerden biri, hükümetin kontrolünü zayıflatmak ve Al-Hudeydah eyaletinin tam kontrolünü sağlamaktır. Yemenli çatışma analisti Hisham Al-Omeisy, “Mokha, Kızıldeniz ve Bab el-Mandeb Boğazı’na stratejik olarak önemlidir,” diyerek, bu bölgenin kontrolünün Husi milisleri için kritik olduğunu vurguladı.
Suudi Arabistan’ın Yanıtı ve Yeni Stratejiler
Suudi Arabistan, Husi milislerinin artan saldırılarına karşı yeni savunma politikaları geliştirmeye çalışıyor. Riyad, Husi milisleriyle olan çatışmalarını azaltmak amacıyla çok uluslu bir Deniz Savunma İttifakı kurmuş durumda. Bu ittifak, Suudi Arabistan’ın yanında 14’ten fazla ülkeyi içeriyor ve bölgedeki güvenlik tehditlerine karşı ortak bir yanıt oluşturmayı hedefliyor.
Alice Gower, Londra merkezli Azure Strategy danışmanlık firmasının jeopolitik ve güvenlik direktörü, “Suudi Arabistan, Kızıldeniz’de daha güvenli bir ortam sağlamak istiyor, ancak bunu yaparken Yemen’de yeni bir savaşa sürüklenmekten kaçınmak istiyor,” şeklinde açıklamada bulundu. Gower, Husi saldırılarının deniz taşımacılığını tehdit ettiğini, sigorta maliyetlerini artırdığını ve yatırımcıları uzaklaştırdığını belirtti.
İnsani Kriz ve Gelecek
Yemen, 2014-2022 yılları arasında süren savaşın ardından dünyanın en kötü insani krizlerinden birini yaşamaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler’e göre, Yemen nüfusunun %50’si insani yardıma ihtiyaç duyuyor. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, “Yemen’de tam ölçekli çatışmaya geri dönme riskini artıran herhangi bir eylemi derhal durdurmaları için tüm taraflara çağrıda bulunuyorum,” dedi.
Yemen’deki insani durumun bu kadar kötü olmasının bir diğer nedeni, Husi milislerinin yerel halkın beklentilerini karşılayamaması. Niku Jafarnia, İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacısı, “Yemen’deki insanlar için daha kötü koşulları hayal etmek imkansız,” diyerek durumu özetledi.
Yemenli Nobel Barış Ödülü sahibi Tawakkol Karman ise, barış çabalarının köklü nedenleri ele alması gerektiğini belirtiyor. Karman, “Yemen devletinin çöküşü ve kurumlarının zayıflaması, krizin temel nedenleridir,” diyerek, uluslararası toplumun bu durumu dikkate alması gerektiğini vurguladı.
Sonuç olarak, Yemen’deki çatışmaların yeniden tırmanması ve insani krizin derinleşmesi, hem yerel halk hem de uluslararası toplum için büyük bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor.



