Kanada ve Birleşik Krallık’ta yürütülen küçük bir klinik denemede, yoğun kilo kaybı ve yapılandırılmış egzersiz programı erken başlangıçlı tip 2 diyabette remisyonla ilişkilendirildi.
The Lancet Regional Health, Americas’ta 1 Ekim’de yayımlanan çalışma, erken başlangıçlı tip 2 diyabette yaşam tarzı müdahalelerinin etkisini inceledi. Kanada ve Birleşik Krallık’ta yürütülen küçük klinik denemeye, 18-45 yaş aralığında, obezitesi bulunan ve önceki 6 yıl içinde tip 2 diyabet tanısı almış 96 yetişkin dahil edildi.
Katılımcıların ortalama yaşı yaklaşık 38’di. Diyabetle yaşama süreleri ortalama 2 yılın biraz üzerindeydi. Araştırmacılar, yoğun kilo kaybı ve yapılandırılmış egzersiz programının erken başlangıçlı tip 2 diyabeti remisyona sokup sokamayacağını, ayrıca hızlı kilo kaybı sırasında kuvvet antrenmanının kas kaybını sınırlayıp sınırlamayacağını değerlendirdi.
Altı ayda remisyon oranı yüzde 54 oldu
Katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı. Bir grup yoğun diyet ve egzersiz programına alındı, diğer grup ise kendi sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla olağan tıbbi bakıma devam etti.
Altı ayın sonunda yoğun müdahale grubundaki katılımcıların yüzde 54’ünde diyabet remisyonu görüldü. Olağan tıbbi bakım alan grupta bu oran yüzde 4’tü. Çalışmada remisyon, en az 3 ay glukoz düşürücü ilaç kullanmadan hemoglobin A1c düzeyinin yüzde 6,5’in altında olması şeklinde tanımlandı. Hemoglobin A1c, belirli bir dönem boyunca ortalama kan şekeri düzeyini gösteren ve diyabet tanısı ile tedavi takibinde kullanılan standart ölçütlerden biri.
Yoğun müdahale grubundakiler, olağan bakım alanlara kıyasla yaklaşık 7,5 kilogram daha fazla vücut yağı kaybetti. Aynı grupta kardiyorespiratuvar uygunluk arttı; dinlenme kalp hızı düştü ve egzersiz kapasitesi iyileşti.
Program düşük kalorili diyetle başladı
Müdahale grubundaki katılımcılar ilk 12 hafta boyunca günlük 800-900 kalorilik, gözetimli bir beslenme programı izledi. İlk 2 haftada yalnızca öğün yerine geçen ürünler tüketildi. Daha sonra kalori hedefi korunarak günde bir düzenli öğün programa eklendi.
Egzersiz bölümü üçüncü haftadan itibaren başladı. Katılımcılar haftada 2 kez gözetimli egzersiz seansına katıldı. Bu seanslarda aerobik aktivite ile ağırlık ya da egzersiz makineleri kullanılarak yapılan direnç antrenmanları birlikte uygulandı. Katılımcılardan ayrıca haftada 1 bağımsız aerobik egzersiz seansını tamamlamaları istendi.
Son 12 haftada katılımcılar, kilo kaybını koruma hedefiyle kademeli olarak normal gıdalara döndü. Egzersizlerini bağımsız biçimde sürdürdüler ve diyetisyenler ile egzersiz uzmanlarından destek almaya devam ettiler. Hekimler program boyunca kan şekeri ve kan basıncını izledi, gerektiğinde ilaç düzenlemeleri yaptı.
Erken başlangıçlı tip 2 diyabetin riski
Dr. Leana Wen’e göre erken başlangıçlı tip 2 diyabet, 45 yaşına kadar tanı konan diyabeti ifade ediyor. Wen, bu tablonun ileri yaşta başlayan diyabete kıyasla daha hızlı ilerleyebildiğini ve komplikasyon riskinin daha yüksek olabildiğini belirtiyor.
Genç yaşta tip 2 diyabet tanısı alan kişiler, yüksek kan şekeriyle onlarca yıl yaşayabiliyor. Genç yetişkinlerde tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalık ve erken ölüm riskindeki artışla da ilişkilendiriliyor.
Önceki araştırmalar, kayda değer kilo kaybının tip 2 diyabette remisyon sağlayabileceğini göstermişti. Ancak bu çalışmaların önemli bölümü daha yaşlı yetişkinlere odaklanmıştı.
Düşük kalorili diyet için tıbbi izlem gerekiyor
Günlük 800-900 kalorilik diyet herkes için uygun olmayabilir ve bu düzeyde kalori kısıtlaması yakın tıbbi izlem olmadan güvenli kabul edilmiyor. Programın tüm uyum kriterlerini karşılayan katılımcı oranı yüzde 40 olarak bildirildi.

Wen’e göre özellikle insülin ya da sülfonilüre grubu ağızdan ilaç kullanan kişilerde, besin alımını keskin biçimde azaltmak tehlikeli derecede düşük kan şekerine yol açabiliyor.
Daha az kısıtlayıcı beslenme düzenleri de kan şekeri kontrolünde yarar sağlayabiliyor. Şekerli içecekleri ve rafine karbonhidratları azaltmak, sebze tüketimini artırmak, lif ve protein açısından zengin gıdaları öncelemek bu kapsamda önerilen adımlar arasında. Fiziksel aktivite için genel hedef, haftada 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersize ulaşmak ve büyük kas gruplarını çalıştıran direnç antrenmanlarını haftada en az 2 kez yapmak.
Kuvvet antrenmanı kas kaybını sınırlamak için eklendi
Kaslar, kan şekerinin düzenlenmesinde önemli rol oynuyor. Yemeklerden sonra insülin, glukozun kandan kas hücrelerine taşınmasına yardımcı oluyor. Egzersiz, kasların glukoz alımını ve insüline duyarlılığını artırabiliyor.

Hızlı kilo kaybı sırasında yağla birlikte kas kaybı da görülebiliyor. Bu durum, kas işlevinde bozulma ve erken kırılganlık riski daha yüksek olabilen tip 2 diyabetli kişiler için ayrıca önem taşıyor. Çalışmada yoğun müdahale grubundaki katılımcıların belirgin yağ kaybına rağmen olağan bakım grubuna göre daha fazla kas kaybı yaşamadığı bildirildi. Aynı grupta kavrama gücünde yaklaşık yüzde 8 artış kaydedildi.
Sonuçların rutin klinik uygulamada aynı şekilde elde edilip edilemeyeceği henüz bilinmiyor. Çalışma küçük bir grupla yürütüldü; katılımcıların tamamı obezitesi bulunan, 18-45 yaş aralığında ve nispeten yeni tanı almış kişilerdi. İnsülin tedavisi görenler ile kardiyovasküler hastalık veya belirgin böbrek hastalığı gibi bazı tıbbi komplikasyonları bulunan kişiler çalışmaya alınmadı. Çalışmada, aynı diyeti gözetimli egzersiz olmadan uygulayan ayrı bir grup da yer almadı.



