Türkiye’de son yıllarda genç işsizliğin ötesinde, daha derin ve sessiz bir kriz büyüyor: Ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençler, yani “Neni” ya da uluslararası literatürdeki ismiyle “NEET” gençler. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 15-29 yaş arası genç nüfusun yaklaşık 5,5 milyonu bu kategoriye giriyor. Bu, genç nüfusun yüzde 31’i anlamına geliyor. Yani Türkiye’de neredeyse her üç gençten biri ne okulda ne de işte.
Toplamda 17,7 milyon gencin yer aldığı bu yaş grubu, ülke nüfusunun yüzde 21’ini oluşturuyor. Eğitimde ya da iş gücünde olmayan bu gençler, sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir risk taşıyor. Uzmanlara göre, Neni gençler, beşeri sermayenin değerlendirilememesi, sosyal dışlanma, yoksulluğun kuşaklar arası devamı ve toplumsal huzursuzluk gibi tehlikeleri beraberinde getiriyor.
OECD’de Zirvede: Türkiye’nin Kanayan Yarası
2005 yılından bu yana Türkiye’de Neni oranı bir miktar gerilese de, halen OECD ülkeleri arasında en yüksek seviyelerden birine sahip. Bu düşüşte okullaşma oranlarının artması ve genç kadınların iş gücüne katılımının yükselmesi etkili olsa da, tablo hâlâ vahim. OECD ülkeleri de bu konuyu öncelikli bir tehdit olarak görüyor. Uzmanlara göre, ne işte ne de okulda olan gençler, ülkelerin ekonomik ve toplumsal geleceğini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Neni Grubu Homojen Değil: Politika Geliştirilmeli
Neni gençler, homojen bir topluluk değil. Kimileri iş aramaktan umudunu kesmiş, kimileri ise ev işleri ya da bakmakla yükümlü oldukları kişiler nedeniyle iş gücüne katılamıyor. Özellikle genç kadınlar bu grupta dikkat çekiyor. Eğitim seviyesi düşük, iş piyasasının aradığı yeteneklerden yoksun olan bu gençler, çoğu zaman gönülsüzce bu durumda kalıyor. Ayrıca, çalışma yeteneğinde olmayan fiziksel ya da zihinsel engelli gençler de bu kategoriye dahil.
Bazı gençler ise gönüllü olarak çalışmıyor ya da eğitim ihtiyacı duymuyor. Uzmanlar, bu nedenle Neni grubunun alt kategorilere ayrılarak detaylı analiz edilmesi ve buna göre kamu politikalarının geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Toplumun Ortak Sorunu: Gelecek Riski
Neni gençlik, ülkeler için adeta bir “sosyal mayın” olarak görülüyor. Aile içi şiddetten sokak olaylarına, toplumsal tepkilerin yönlendirilmesine kadar birçok potansiyel riski barındırıyor. Gelecek beklentileri tükenmiş, psikolojisi bozulmuş, niteliği işe uygun olmayan bu gençler, enerjilerini yanlış mecralara akıtabiliyor.
Uzmanlara göre, sağlıklı ve refah bir toplum için Neni gençlerin durumunu iyi analiz etmek şart. Neden okulu terk ettikleri ya da iş gücüne katılmadıkları doğru tespit edilmeli ve kamu politikaları buna göre dizayn edilmeli.
Bu sorun sadece hükümetlerin değil, toplumun tüm kesimlerinin sorunu olarak ele alınmalı. Aksi takdirde, bu sosyal ve ekonomik kriz, başta zengin kesimler olmak üzere, tüm topluma ağır bir maliyet yükleyebilir.
Neni gençler, Türkiye’nin geleceğini, beka ve refahını ilgilendiren bir sorundur. Çözüm için geç kalınmaması gerektiği ise her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.



