Tartışmalı 11. Madde: Zeytinliklerde Maden Faaliyetine Açık Kapı
AK Parti tarafından hazırlanan ve 17 Temmuz’da Genel Kurul gündemine alınan yasa teklifinin en çok eleştirilen kısmı 11. madde oldu. Bu maddeyle, zeytinlik alanlarda enerji üretimine yönelik maden çıkarma faaliyetlerine izin verilmesi sağlandı. Zeytinliklerin kamulaştırılmasının ardından, söz konusu alanların özel şirketlere kiralanmasının önü de açıldı.
İlk teklif metninde, madencilik yapan şirketlerin aynı büyüklükte yeni bir zeytinlik sahası kurması şartı yer alıyordu. Ancak son anda verilen önergeyle bu madde değiştirildi. Yeni düzenlemeye göre, şirketler faaliyet yürüttükleri alandan taşınan ve taşınamayan zeytin ağaçlarının en az iki katı kadar yeni zeytin ağacı dikmekle yükümlü olacak.
Arazi Sahiplerine Kira Hakkı ve Yeni Bedel Hesabı
Kamulaştırılan zeytinliklerin sahiplerine yönelik kira uygulamasında da değişikliğe gidildi. Önceki düzenlemede 10 yıllık kira süresi öngörülürken, yeni haliyle bu süre 20 yıla çıkarıldı. Kira bedeli ise artık Harçlar Kanunu’nun 63. maddesine göre belirlenen harca esas değerin %1’i olarak hesaplanacak. Arazi sahipleri, bu süre sonunda bakım yükümlülüklerini yerine getirdikleri takdirde kira süresini 10’ar yıllık periyotlarla uzatabilecek.
TBMM Genel Kurulu’nda Gerginlik
Kanun teklifinin görüşmeleri sırasında TBMM’de tansiyon yükseldi. Özellikle CHP’li ve AK Partili milletvekilleri arasında sert tartışmalar yaşandı. DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca’nın oturum sırasında cep telefonuyla kayıt almasına tepki gösteren AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, Koca’nın üzerine yürüdü. Yaşanan arbede nedeniyle Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl oturuma ara verdi.
CHP milletvekilleri ise kanun teklifine karşı kürsü işgali gerçekleştirdi. “Zeytinlikler madene feda edilemez” diyerek protesto eden milletvekilleri, teklifin geri çekilmesini talep etti.

Zeytinlikler Maden Sahası Değil, Geleceğimizdir!
TBMM’de kabul edilen bu yasa, kağıt üzerinde “enerji arz güvenliği” gerekçesiyle sunulsa da, özünde zeytin ağaçlarıyla örülü binlerce yıllık bir kültürü ve yaşam alanını tehdit ediyor. Üstelik bu sadece bir çevre sorunu değil; yerel üreticiye, tarıma, turizme ve halk sağlığına karşı işlenmiş sistematik bir hatadır.
Bodrum gibi turizmle, doğayla ve zeytinyağı kültürüyle özdeşleşmiş bir kentte bu düzenleme büyük endişe yaratıyor. Zeytinliklerimizin “eşdeğer başka bir yere taşınacağı” iddiası gerçeklikten kopuktur. Zeytin ağacı bir coğrafyanın hafızasıdır; yerine yenisini dikmekle, ruhunu taşıyamazsınız. Hele hele madencilik faaliyetlerinin tozuyla, patlatmalarıyla, yeraltı sularını bozmasıyla yok olmuş bir ekosistem, bir daha geri gelmez.
Bodrum Yarımadası’nda şu an bile yapılaşma baskısı altında ezilen doğal alanlar varken, bu yasa yeni bir yağma kapısı açmakta. “Enerji üretimi” adı altında yapılan bu tür düzenlemeler, yerelde yaşayanların fikrini almadan, kamu yararı gözetilmeden ve ekolojik sonuçları analiz edilmeden hayata geçiriliyor.
Bodrum Haberler olarak soruyoruz:
Zeytinlikler yok edilirse biz neyle besleneceğiz?
Zeytin ağacı kesilip yerine beton dökülünce, bu halka nasıl bir enerji gelecek?
Enerji için doğayı feda ettiğimizde, aslında geleceğimizi yakmıyor muyuz?
Bu yasa geri çekilmeli, zeytinlikler özel yasal koruma altına alınmalıdır. Enerji politikaları, doğaya rağmen değil; doğayla birlikte planlanmalıdır. Bodrum’un zeytinlikleri sadece Bodrum’un değil, Anadolu’nun hafızasıdır.
Bodrum ve Muğla’da Neler Olabilir?
📍 Muğla Çevre Platformu’na göre sadece Muğla’da bu yasa nedeniyle 48 köy ve mahallenin boşaltılması gerekebilir.
📍 Çiftçiler ve zeytin üreticileri, zeytinliklerinin başka yerlere taşınamayacağını, zeytin ağacının bölgesel belleği temsil ettiğini vurguluyor.
📍 Ankara’ya giden köylüler, Cemal Süreya Parkı’nda açlık grevi başlattı. “Toprağımızı Vermiyoruz Platformu”, bu yasayı kırsalı boşaltma hamlesi olarak yorumladı.
🗣️ Bodrum Haberler Yorumu: “Zeytin Ağacını Korumak Geleceği Korumaktır”
Zeytin ağacı, Bodrum’un sadece bir bitkisi değil, kimliğidir.
Enerji üretimi bahanesiyle doğayı, köylüyü ve kültürü yok sayan bu yasa, Bodrum’da geri dönüşü olmayan zararlar doğurabilir.
“Üç yüz yıllık bir zeytin ağacının yerine iki fidan dikmek çözüm değildir. O ağaç kök saldığı toprağın belleğidir. Ve bellek yok edilirse, toplum da hafızasını kaybeder.”
Bodrum’un geleceği zeytinliklerle mümkündür.
Enerji için doğayı değil, rantı feda edin.



