Balenciaga, Pierpaolo Piccioli’nin ayrılığının ardından kreatif direktörlük görevine Martine Rose’u getirdi. Rose, 16 Kasım’da göreve başlayacak.
Balenciaga, kreatif direktörlük görevinde yeni dönemi Martine Rose ile açıyor. Rose, Pierpaolo Piccioli’nin ayrılığının ardından markanın yaratıcı yönetimini üstlenecek ve 16 Kasım’da görevine başlayacak.
Rose’un Balenciaga’ya dönüşü
Martine Rose’un adı, Demna’nın 2025’te Gucci’ye geçmesinin ardından Balenciaga için konuşulan isimler arasında yer almıştı. Atama, Rose açısından markaya dönüş anlamı da taşıyor. Demna, 2015’te Balenciaga kreatif direktörü olduğunda Rose’u erkek giyim danışmanı olarak ekibe dahil etmişti.
Rose, Balenciaga’da üç yıl boyunca erkek giyim çizgisinin gelişiminde çalıştı. O dönemde markanın erkek giyiminde abartılı omuzlar, kutu formunda kesimler ve logo kullanımı öne çıkmıştı. Bu unsurlar, Rose’un kendi tasarım dilinde de görülen biçim ve oran arayışlarıyla örtüşüyordu.
Pierpaolo Piccioli, 2025’te Balenciaga’nın başına getirilmişti. Görevi, Cristóbal Balenciaga’dan gelen heykelsi zarafet mirasını yorumlarken Demna döneminde markaya bağlanan sokak giyimi kitlesini de korumaktı. Piccioli, 16 ay sonra görevinden ayrıldı. Rose’un gelişi, markanın Demna döneminde belirginleşen daha sert ve deneysel çizgiye yeniden yaklaşabileceği şeklinde yorumlanıyor.
Güney Londra’dan erkek giyime
Martine Rose, 1980’de Güney Londra’da İngiliz-Jamaikalı bir ailede doğdu. Annesi hemşire, babası muhasebeciydi. Çocukluğunda, 1990’ların rave altkültürlerine yakın büyük akrabalarının çevresinde bulundu.
Rose, Middlesex University’de moda tasarımı okudu ve burada erkek giyime yöneldi. 2002’de bir arkadaşıyla küçük T-shirt markası LMNOP’yi kurdu. 2007’de kendi adını taşıyan markasını hayata geçirdi.
2010’ların başında Lulu Kennedy’nin Fashion East programı çatısı altında koleksiyonlarını göstermeye başladı. İlk olarak niş moda çevrelerinde tanındı. Kendi markasında kulüp kültürüne, farklı altkültürlerin giyim kodlarına, parlak gömleklere, bol pantolonlara ve anoraklara sıkça gönderme yaptı.
Rose’un tasarımlarında klasik giysilerin oranlarıyla oynama, tanıdık parçaları beklenmedik formlara çekme ve saten ile dantel gibi erkek giyimde daha az alışılmış kumaşları kullanma öne çıkıyor. Lo Lifes ve Dapper Dan gibi moda üzerinden kimlik kuran altkültürel figürlere yapılan göndermeler de tasarım dünyasında yer buluyor.
İşbirlikleri ve Balenciaga’nın mirası
Martine Rose, kendi markasının yanında Nike, Supreme ve Clarks gibi markalarla işbirlikleri yaptı. Tasarımlarını takip eden isimler arasında Timothée Chalamet, Rihanna ve Hailey Bieber da sayılıyor. Bu görünürlük, Rose’un sokak giyimi ve lüks moda çevrelerinde tanınmasını sağladı.
Balenciaga’nın geçmişi 1917’ye uzanıyor. Cristóbal Balenciaga tarafından İspanya’nın San Sebastián kentinde kurulan moda evi, 1937’de Paris’te yeniden konumlandı. Cristóbal Balenciaga, moda tarihinde biçim, hacim ve silüet üzerine kurulu yaklaşımıyla anılıyor.
Cristóbal Balenciaga’dan sonra Michel Goma, Alexander Wang, Nicolas Ghesquière ve Demna, farklı dönemlerde markanın çizgisini şekillendiren isimler arasında yer aldı.
Rose’un kreatif direktörlüğe getirilmesi, son yıllarda büyük lüks moda evlerinde yaşanan yaratıcı yönetici değişimlerinin bir parçası olarak görülüyor. Aynı dönemde Grace Wales Bonner’ın Hermès’e atanması da sektörde konuşulan gelişmeler arasında. İki atama, uzun süre çoğunlukla beyaz ve erkek tasarımcıların öne çıktığı üst düzey kreatif direktörlük alanında farklı profillerin görünürlüğünü artıran örnekler olarak değerlendiriliyor.



