Vatikan’daki Sistina Şapeli’nde 30 yıl sonra yapılan restorasyon, Michelangelo’nun Son Yargı freskinde çok uçlu fırçalar kullandığını gösterdi.
Görsel: Temsili görsel (yapay zekâ ile oluşturulmuştur); haberdeki olayın gerçek fotoğrafı değildir.
Vatikan, Sistina Şapeli’ni 30 yıl sonra ilk kez restore etti. Üç ay süren çalışmada, milyonlarca ziyaretçinin kurumuş terinden ve duvar sıvasından oluşan beyazımsı kalsiyum laktat tabakası temizlendi.
Fırça darbelerinde aynı dalga görüldü
Restoratörler, temizlik sırasında damıtılmış su ve emici Japon kâğıdı kullandı. Geçici iskeleler üzerinde yürütülen çalışma, ekibe Michelangelo’nun 16. yüzyıla ait duvar resimlerini yakından inceleme olanağı verdi.
Şapelin sunağının arkasındaki Son Yargı freskinde, özgün renkler ortaya çıktıkça fırça darbelerindeki düzen fark edildi. Vatikan’ın baş restoratörü Paolo Violini, Michelangelo’nun paralel darbelerle çalıştığını, bunları kimi yerlerde çapraz tarama etkisi yaratacak biçimde birbirine dik kullandığını belirtti.
Violini’nin gözlemine göre bir darbe hafifçe dalgalandığında, ona paralel diğer darbelerde de aynı dalga görülüyordu. Bu, Michelangelo’nun tek bir büyük fırçayla birden fazla paralel iz oluşturmasını sağlayan çok uçlu özel fırçalar kullandığını gösterdi.
Çok uçlu fırçalar heykel izini freske taşıdı
Yakın inceleme, Michelangelo’nun en az iki tür özel fırça kullandığını ortaya koydu.
Bu araçlar sanatçının daha hızlı çalışmasına yardım etti. Aynı zamanda Michelangelo’nun heykelde kullandığı bir etkiyi iki boyutlu yüzeye aktarmasını sağladı. Sanatçının mermerde gradina adı verilen çok uçlu keskiyle oluşturduğu çapraz tarama izleri, freskte çok uçlu fırçalarla benzer bir görsel düzene dönüştü.
Vatikan Müzeleri Direktörü Barbara Jatta, restorasyon ve yeni gözlemleri ele alan “Michelangelo 2026: The Extraordinary Conservation of the Last Judgment” adlı kitapta, Michelangelo’nun “bir heykeltıraş gibi” resim yaptığını yazdı.
Otoportreler daha net incelendi
Restorasyon, Son Yargı freskindeki 300’den fazla figür arasında yer alan Michelangelo otoportrelerinin de daha net görülmesini sağladı. En bilinen otoportre, Aziz Bartholomew’ün elinde tuttuğu yüzülmüş deri üzerinde bulunuyor. 1925’te ismi belirtilmeyen bir İtalyan sanat eleştirmeni, bu yüzü korku dolu gözleri ve acı izleriyle yalnızca bir otoportre değil, sembolik bir anlatım olarak yorumlamıştı.

İkinci otoportre daha belirsiz. Freskin sol alt köşesinde, Ölüm’ü temsil eden bir figürün pelerin kıvrımlarında görülüyor. Vatikan Müzeleri Rönesans Bölümü küratörü Fabrizio Biferali’ye göre bu bölüm, Michelangelo’nun 1536’da başladığı ve 1541’de tamamladığı Son Yargı üzerinde çalıştığı son kısımdı.
Biferali, Michelangelo’nun bu bölüm üzerinde çalışırken iskeleden düştüğünü, yerden yalnızca birkaç metre yüksekte olmasına rağmen bacağını kırdığını ve birkaç ay boyunca çalışmaya ara vermek zorunda kaldığını aktardı.
Sistina Şapeli’ne ilişkin yaygın bir yanlış bilgi de restorasyonla birlikte yeniden hatırlatıldı. Michelangelo, tavan resimlerini sırtüstü yatarak değil, iskele üzerinde ayakta durup boynunu geriye doğru zorlayarak yaptı.



